

Bunlarda diz altı.Böylece alıp da giyemediğim dizaltı veya üstü çoraplarım 5 oldu.Gördüğünüz gibi çok bilinçliyim.Gereksiz alışveriş yapmadım.Yalnız simli kahverengi ince bir çorap vardı.Onu almadım ya içimde kaldı.Onu da alsam ne güzel giymediğim 6 tane dizüstü yada altı çorabım olacaktı.

Aslında bu yüzüğüde almaya niyetim yoktu.Deneyip parmağımdan bir türlü çıkaramayınca,tezgahtarda bana kötü kötü bakınca mecburen aldım.Allahtan 7 liraymış.Bundan sonra yanımda hep krem taşıyacağım.Her yüzük parmakta kalırsa ayvayı yedik.

Ama en güzel alışverişim bu pisiler oldu.Birinin bloğunda görüp çekim yasasını kullanıp hep bu stickerleri evrenin bana göndereceğini düşündüm.Pzarda buldum işte.Hemde 2 liraya.Niyedir bilmem ama evin en çok vakit geçirdiğim bölümüne yapıştırmak istedim.Fakat wcyi yıkarken fayanslardan söküleceğini hesaba katınca bu tavrımdan vazgeçip hem bu niyete uysun hemde kapıma gelen misafirlerin ilk gördüğü kapıya stickerları yapıştırarak gelen geçene hava atmaya karar verdim.Ewet bu kapı tuvalet kapısı.Malum bize gelen anca dış kapıya kadar gelir.Eve giren pek olmaz,o yüzden dış kapıdan içeri bakınca bu kız ne yaratıcı,ne zevkli,allahım ben niye böyle şeyler bulup yapıştıramıyorum diye hasedlerinde çatlasınlar diye en uygun yer burası oldu.Halbuki nerden bilsinler bunu ismini hatırlayamadığım bir blogda görüp pazarlarda satıldığını.Soran olursa yurtdışından getirttim diyeyim bari...Daha cool olur hem.Bir stickerada bu kadar yazı yazdım ya ne diyeyim artık.

Bu kadar bilinçli bir alışverişten sonra bir alışveriş merkezine daha gittim.Oradanda bir çerçeve aldım.Yalovadaki çimlerin üstündeki fotoğrafımı koyacağım.Bak o pozuda bir filmde görmüştüm.Ya ne taklitçi insanmışım ben ya.Demek ki film izlemesem blog okumasam öle mal mal yaşayacakmışım.Ne çerçevede çimler üstünde bir fotoğrafım,nede tuvalet kapımda kediler olacakmış.İşim bitince mecburen eve dönmek zorunda kaldım.Kendisi tatilde kocası işte olan her bayan gibi eve gidip yemek kitabını açıp ekşili bamya yaptım.Millet nefret eder bu yemekten ben ise hastasıyım.Nasılda güzel gözüküyor.Limon suyu sayesinde sünme problemide yok.Oh nefis..

Bu arada galiba şubat ayında başladığımı tahmin ettiğim atkım bugün itibari ile bitti.Gaza gelip pembe ve kahverengi ipler alıp,(ayrıca bunlar daha kaliteliymiş yüncü amca öle dedi)bir atkı daha örmeye karar verdim.Önümüz kış,burası ankara,bende evliyim.Geceleri kocamsız dışarıda çıkamayacağıma göre oda dışarı çıkmayacağına göre artık bana evde film izleme dışındaki günlerde atkı örmek düşer.Bir gün burada çocuk yeleği,hırkası ördüğümü yazarsam anlayın ki tam türk kadını olmuş sıra 5 şişle patik örmeye gelmiştir.Tarifinide vermemi çok beklersiniz,ben nede olsa yaratıcı ordan burdan (kitap,blog,film) tarif almayan gayet bilinçli bir bayanım.Tamam mı!!!
