Pazartesi günü evlilik yıldönümümüzdü.Güzel bir yerde,güzel bir akşam yemeği üstüne nefis yaşpasta...Maalesef hiçbirini ben yapmadım.O kadarda becerksizim hani...

19 mayısda ise tatili fırsat bilip Ankara'nın Polatlı ilçesindeki Gordiona gittim.Hem Midasın mezarınıgördüm,hen friglere ait kazı alnını ziyaret ettim.Üstüne birde müzeyi ziyaret ettim.Yanıma fotoğraf makinesi almadığım için cep telefonumla fotoğraf çektim.Yinede güzel çıkmışlar.
Gordiona yemyeşil tarlalardan gidiliyor.

O kadar arazinin arasında yol üstünde bir tek bu ev vardı.Oda daha bitmemiş.

Kral Midasın namı değer eşşek kulaklı mezarı bu tepenin içinde.İçeri girince 82 metrelik bir tünelden geçip tahtadan yapılmış bir odaya varıyorsunuz.Odayada girilemiyor maalesef.Zaten yeterince ürkütücü bir yer.Birde ben tek başıma girdim.İçeride rüzgar uğulduyor,ben üçbuçuk atıyorum falan.Sanki mezarlıkda bişeyler kımıldıyor gibi geldi koşa koşa çıktım.

Müzede o mezardan çıkan kap kacak,küp tahtadan oyma mobilya parçaları falan var.Ama en güzel eser bir masaymış ve Anadolu Medeniyetler Müzesinde sergileniyormuş.O masayı çözmeleri bile 1,5 seneyi aşmış.Orda fotoğrafı vardı ama yerinde gidip görmek lazım.
Kazı alanına ise böyle bayıra çıkıp bakabiliyorsunuz.

Etrafı telle çevrili olduğundan pek bişey hissedilemiyor.Zaten çok abuk bişey.İnsan oaraya bir ödenek alıp daha düzgün bişey yapar.Çıkasıya akla karayı seçtim.Birde etraf börtü böcek.Yarısına gelince aklıma keneler geldi.Orayıda yarım bırakıp kaçtım.

Bugünki klibimiz ise bana eşimi hatırlatan bizim çıkma dönemerimiz hatırlata F.d nin alev alev parçası olsun...